Başa
Dön

Ahşabın Düşmanları

Ahşabın korunması Dış alanlarda kullanılan kapı/pencere doğraması, çit, balkon, cephe kaplaması gibi ahşap elemanların boyanması herbiri değişik fonksiyona sahip birkaç ürünün uygulamasını içeren karmaşık bir işlemdir. Bu işlemin,ürünün estetik görünüşünü geliştirmesinin yanı sıra fonksiyonel beklentileri de karşılaması gerekir (Tablo 1). ve dayanıklılığı en önemli teknik hedefler olup, bunlar hem kapı/pencere hem de boya üreticileri için uzun süren araştırma ve tartışma konusu olmuştur.

Boyalı bir ahşap eleman dış mekanlarda kullanıldığı takdirde ne kadar dayanır?

En fazla koruma sağlayan en uygun boyama sistemi nedir?

Bunlar kapı ve pencere üreticileri tarafından bize her gün sorulan ve her türlü boyama sisteminin temelini oluşturan sorulardır.

Fonksiyonellik => Ahşabın korunması, dayanıklılık
Estetik => Pazar beklentilerinin karşılanması
Ekonomi => Kolay uygulanabilirlik, yüksek verimlilik
Çevre => Düşük etki, düşük solvent emisyonu
Tablo 1- Harici ahşap boyama amaçları

Bu beklentilerin karşılanması ve dolayısıyla bir kalite standardının tanımlanabilmesi için öncelikle harici ahşabı tahrip eden ana etkenlerin etki mekanizmalarının anlaşılması gerekir. Ancak o zaman bir doğramanın dış dayanıklılığını etkileyen faktörler belirlenebilecek ve dolayısıyla ahşabı daha iyi koruyabilmek için tasarım veya boyama aşamalarında değişiklikler yapmak mümkün olabilecektir.

Boyalı ahşabın dış mekanlardaki ana düşmanı güneş ışığı, su, mantar ve böceklerdir. Güneş ışığı ve su ahşaba, boya filmi ile ahşap/boya sistemine zarar verirken, mantarlar ve böcekler ise sadece ahşaba saldırır.

Güneş Işığı

Toprak yüzeyine ulaşan güneş ışığı, kabaca üç sınıfa ayrılabilen geniş bir radyasyon spektrumundan oluşur:

Şekil 2- Güneş radyasyonu spektrumu

  1. Morötesi radyasyon (295 - 400 nm): Güneş ışığının %5'ini oluşturur. Boya filminden geçerek ahşabın derinine nüfuz edecek yüksek enerjiye sahiptir. Hem ahşap hem de koruyucu film üzerinde tahrip edici etkisi vardır.
  2. Görünür radyasyon (400 - 700 nm): Güneş ışığının %45'ini oluşturur. Kuvvetli kimyasal bağları kırmaya yeterli enerjiye sahip değildir. Ağacın renginde değişikliğe yol açar.
  3. Kızılötesi radyasyon (700 - 2500 nm): Güneş ışığının geri kalan %50'sini oluşturur. Güneş ışığının, ısıyı taşıyan bileşeni olup, yukarıda sözü edilen tüm tahrip edici fenomenleri hızlandırır.

Güneş ışığının Morötesi ve Görünür bileşenleri aşağıdaki hasarlara neden olurlar:

  • Boya filmi üzerinde: kalıcı etki yaratan radikal reaksiyonları tetikleyerek elastikiyet kaybı, filmin sarılaşması ve benzer nedenlere yol açar.
  • Ahşap üzerinde: Bulunduğu ortamı oluşturan maddelerde radikal reaksiyonlar yaratarak ışıl-parçalanmaya yol açar ve sonuçta da ağaçta grileşme meydana gelir. Bu süreç, bulunduğu ortamın şartlarına bağlı olarak, önce renkteki bir değişimle başlar.

Şekil 3. Ağaç türüne bağlı olarak ahşaptaki renk farkı. Soldaki, açık renk ahşap: Sarı Çam. Sağdaki, koyu renkli ahşap: Meşe. Her ikisinde de sadece üst kısım güneş ışığına maruz kalmıştır.

  • Açık renkli ahşap, filmin altındaki maddeye yapışmasını destekleyen önemli bir bileşen olan linyinin parçalanması sonucu oluşan ürünlerden dolayı sarı veya kahverengiye döner. Renk değiştirme sürecinde atmosferik oksijen önemli bir rol oynar.
  • Koyu renkli ahşap, kereste türlerinin renklenmesinden sorumlu ekstraktiflerin parçalanmasından dolayı rengini kaybeder. Bu renk bozulması linyinin parçalanması nedeniyle meydana gelen sarılaşma etkisini maskeler. Renk bozulması veya kahverengiye dönüşümün ardından, parçalanan linyin ve ekstraktiflerin yan ürünlerini çözerek ve yıkayan suyun ağartma etkisinden dolayı kereste grileşmeye başlar (Şekil 4). Lekeleyici mantarların da bu grileşme etkisine katkıda bulunduğu sanılmaktadır.

Şekil 4. Sarı Çamda görülen grileşme. Soldaki parça dış etkenlere maruz kalmamıştır. Sağdaki parça, altı ay boyunca dış çevreye (güneş ışığı ve su) maruz kalmıştır.

Güneş ışığının kızılötesi bileşeninin iki zararlı etkisi vardır:

  • Ahşaba zararı: güneş ışığının morötesi ve görünür bileşenlerinin tetiklediği tüm kimyasal ışıl-parçalanma proseslerini hızlandırır;
  • Ahşap/boya sistemine zararı: ahşabın ısıl genleşme katsayısı, boyanınkinden çok daha düşüktür ve eksenel, radyal ve teğetsel istikametlerde değişiklik gösterir. Isınma, ahşapboya ara yüzünde, filmin kalkmasına yol açacak yüksek gerilimler meydana getirir.

Güneş ışığı etkisiyle meydana gelen hasar, ağacın saydam, renksiz ürünlerle boyanması durumunda daha fazla görülür.

Su

Yağmur, kar, sis, çiğ, nem gibi tüm halleri ile su boya filminden geçip, daha alt tabakada bulunan ahşaba nüfuz etme yeteneğine sahiptir. Ahşap, bir nem emen materyal olduğu için, kendi nem içeriği, etrafını saran hava ile bir dengeye ulaşır. Şekil 5, ağacın dengedeki nem içeriğini, belirli bir sıcaklıktaki atmosfer neminin fonksiyonu olarak göstermektedir. Burada, yaklaşık %50 atmosfer nemine kadar ağacın nem içeriğinin yavaş yavaş ve orantılı olarak arttığı görülmektedir.

Etraftaki hava ile sürekli olarak gerçekleşen bu su alışverişi, aşağıdaki zararlara neden olur:

  • Ahşap/ boya sistemine zararı: Şişme ve çekme gibi ağaçta meydana gelen bir dizi boyutsal değişim sonunda boya filmi mukavemet gösteremez ve bu durum filmin kalkmasına yol açar.
  • Ahşaba zararı: Nem içeriği %20 gibi ahşap çok nemli olduğunda mantarlar tarafından kolaylıkla istilaya uğrar; bu da biyolojik korozyonla sonuçlanır.
  • Ahşap ve filme zararları: Başlangıçta doğal olarak veya emprenye, UV emiciler ve benzer metodlarla korunan ahşap ve aynı zamanda boya , yukarıda grileşme konusunda da anlatıldığı gibi, suyun yıkama niteliği ile zayıflayıp etkisizleşirler.
    Suyun neden olduğu zarar, şu durumlarda daha fazladır.
  • Ahşap konstrüksiyon suyun akıp gitmesine göre tasarlanmadığında su kasa üstünde toplanır.
  • Örneğin boya tabakasında oluşan mikroskopik çatlaklar, yetersiz boyanan uç ve eklem yerlerindeki boya filminde bulunan çatlamalar nedeniyle su ahşaba işleyebilir.

Mantar

Doğalarına bağlı olarak, gerçek mantarlar Ascomycetes ve Basidomycetes olarak sınıflandırılırlar. Mantarlar, aşağıdaki analizde ahşaba verdikleri zarara göre lekeleyici mantarlar veya çürütücü mantarlar olarak sınıflandırılacaktır.

Mantarların gelişimi ve büyümesi birkaç faktörle düzenlenir: ağacın nem içeriği, sıcaklık, oksijen, ışık ve içinde bulunduğu ortam.